Güller döküyorsun yollarıma her gece bir başka güzellik kah deniz kıyısında martıyım kah uzak yol başlarında baykuş illa ki bir yanım olmazların da sensizliğinde eksik...
Aylardan ekimÖyle ki önce kar yağsın istiyorumBembeyaz olmalı heryerKış bir hızla geçivermeliKapı çalsın istiyorum gelen mektubun olmalıSonra güneş açmalıÇicek doğmalı bahçedeYaz bir hızla geçi vermeliKapı...
Unuttuğu için mi delirir insan, unutamadığı için mi? Bir daha asla geri dönemeyeceğiz; bir daha asla cennet bahçesine dönemeyeceğiz, masumiyete dönemeyeceğiz, Auschwitz öncesine, Hiroşima öncesine...
Hatırı sayılır yaralarla boyverip hoyratça işgal edilmiş ruhlarımızla ayinler yapıyoruz sürgünde. Çocuklarız biz; üçünde,beşinde,on beşinde. Her yatışımızda başka parmaklar dokunuyor bize, başka gözlerin soğukluğu büyütüyor...
İkna etmeye çalışıyorlar bizi. Değişime, yumuşamaya, hoşgörüye ikna etmeye çalışıyorlar. Ve daha bir çırpıda aklımıza gelmeyen daha nice "sihirli" ve "soft" cümleleri var artık onların....
bir aşkın kıyısına çekildi yüreğimyağmalanmış özlemlerin yükündeçıkarıp sevdanın sahte kimliklerinigecenin çarşafında yalan yıldızları düşürdüm
düşlerinden boşanmış bir yağmur kurşuni sokaklardacam balonlarsonsuzluk ve kuşlarve akıl almaz zamanyarısı tükenmişmidir şimdişarapnel parçası gibinereye düşeceği belli olmayan ömrümüzün.....
şimdi sigaramda saçlarının kokusu dağılırken terkedilmiş kentin sokaklarınailk sarıldığımız yere dönüyorum gecikmmiş bir şafağa başlamak için yenidengözlerinsaçlarıngülüşünnasıldı?maviyi unuttummavi nasıldı???
birde saman sarısı akşamlar varfıtrtınalarla sürüklenen günlerin tortusufotoğraflardaparamparça yaşadığımız o suskun şehirve kimse şarkı söyleyemediği zamanlarisyanın cellad olmuş çarmıha gererken yüreğiniayrılıklarla çoğaldığımız istanbul
Ne kadar da çok severmişiz birbirimiziSahi ne kadar da çok severmişizYıllarca ,yüzyıllarca öpüştükSigaralar tuttuk ,içkilerin en iyisini sundukİstersen bu gece burada kal ,dedikSağlığımızı sorduk, bir...
küstürdüm kenti dün gecebir buruk hüznü karşıladı göz bebeklerimhüznümdeki göz yaşlarını mutluluktan aglamak için sana saklamıştımnede zor oluyormuş sırnaşıklara inatsarmaşık olmak yüreğinin dalındabende biliyorum ileriki...
Sen yanlızlığı tanırmısın?Hiçtanıştın mı ama öyle bir yanlızlık ki bu.. boş duvarlarla konuşursun gecenin ortasında,onlara dökersin içini,ağlarsın bir ses bir cevap vermelerini beklersin boş bir...
Hani diyorum ki! Bazen uykunuz kaçar birini ararsınız yanınızda ,ama o anda kimse yoktur,yanlızsınızdır kendi dünyanızda........İşte öyle zordur ki aradığınızda ,konuşacak ,yanlızlığınızı paylaşacak kişiyi yanınızda...
Önce dövüşmeyi öğrendik.Sonra savaşmayı.Fethetmek, genişlemek için savaştık. Savaş silah gerektirir. Silah ürettik. Ürettiğimiz silahları satmak için savaştık. Savaşıp sattıkça birikti sermaye. Eldeki sermayeyi aktarmak için...